Kategoriler

Garanti Duyurusu

Ürünlerimiz Müşteri Memnuniyet Garantilidir. ..

Atasagun Markalı Ürünlerimize O Kadar çok Güveniyoruzki Hiç fayda Görmedim Diyene Ücreti İade Ediyoruz.


 

BÖBREK TAŞI / SAFRA KESESİ TAŞI

Alt Kategoriler

Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir (0)

BÖBREK TAŞI BELİRTİLERİ NELERDİR? 
 

Böbrek taşları zaman içinde yavaş yavaş oluşurlar. Zaman zaman küçük belirtiler verebilirler. Ancak belli bir boyut ve pozisyona ulaştığında ani olarak belirtiler ortaya çıkar.Henüz yeterince büyük olmayan ve böbrek fonksiyonlarına zarar vermemiş " sessiz " olan taşlar rutin röntgen incelemesi esnasında ortaya çıkabilir.Bazen bu sessiz taşlar böbrek fonksiyonunu bozana kadar farkedilemeyebilir ve böbrekte kalıcı hasarlar oluşabilir.

Taş hastalığında görülen ağrı en sık rastlanan belirtidir. Böbrek ağrısının şiddeti bazı kişilerde belli belirsiz bir sızlama şeklinde görülürken bazılarında son derece şiddetli, kıvrandırıcı ve hastaneye yatmayı gerektirecek yoğunluğa kadar ulaşabilir.

Ağrı atakları taşın üreter içerisindeki hareketi ve buna bağlı spazmlara bağlıdır. Şiddetli ağrı atakları genellikle 20 -60 dakika arasında sürebilir. Böbrek ağrısı, taşın bulunduğu vücut tarafında olur. Ağrının yeri taşın yerine ve hareketine göre değişebilir. Böbrekte veya üst üreterdeki taş, kaburga ile kalça arasında yan (böğür) ağrısına sebebiyet verir. Alt üreterde ve mesaneye yakın taşlar karın alt kısmında veya cinsel organa doğru yayılan ağrıya yol açar.

Böbrek taşı hastalığında tek belirti ağrı değil. İdrarda kanama, bulantı, kusma, idrar yaparken acı-yanma, ve idrar sıkışıklığı hissi de hastalarda görülmektedir.

Bazen sırt ağrısı, kas ağrısı sanılabilen küçük belirtiler verirler. Bu tür hastalarda sık sık idrar yolları enfeksiyonu gelişir.

Böbrek taşlarında görülen bir diğer klasik belirti ise hematüri olarak adlandırılan idrara kan hücrelerinin karışmasıdır.Bu kan hasta tarafından çıplak gözle görülebileceği gibi ancak mikroskopla görülebilecek tarzda az da olabilir. İdrar genellikle koyu renkli, bulanıktır ve bazen kokulu olabilir. 

 

Böbrek Taşı Çeşitleri (0)

Böbrek Taşı Çeşitleri;
 

Böbrek taşları kimyasal içerik olarak farklılıklar gösterir.
•  Kalsiyum Taşları:
Tüm böbrek taşlarının yaklaşık % 70-80 i ya kalsiyum oksalat, veya kalsiyum fosfat ya da her ikisinin bileşiminden oluşur. Kalsiyum diş ve kemik sağlığında önemli rol oynar ve normal diyette bulunur. Kalsiyumun fazlası idrar yolu ile ile vücuttan uzaklaştırılır. Kalsiyum taşları da hiperkalsiüri ( idrarda aşırı kalsiyum bulunması ) li kişilerde oluşmaktadır.
Kalsiyum taşı oluşan hastaların % 40 ında sebebi bilinmeyen ailevi geçişli kalsiyum metabolizması bozukluğu vardır.Ender olarakta kalsiyum metabolizmasını harekete geçiren parotiroid hormonunu aşırı miktarlarda üreten paratiroid bezi tümörü sebep olmaktadır. Furasemid gibi diüretikler, kalsiyum bazlı antasitler ve steroidler de hiperkalsiüri ye neden olabilmektedir. Aynı zamanda bazı barsak hastalıkları, A ve D vitamininin çok yüksek miktarlarda alınması, et, tavuk, balık gibi yiyeceklerin aşırı alınması da sebep olabilmektedir.
Diyette B vitamininin çok az veya C vitamininin çok fazla olması ile kalsiyum oksalat taşlarının oluşumu arasında bir ilişki kurulmaktadır.
• 
Ürik Asit Taşları:
Ürik asit vücutta protein yıkımı sonucu normal olarak oluşur ve idrarla atılır. Ancak bazı kişilerde özellikle erkeklerde ürik asit böbreklerde ve eklem yerlerinde birikebilir. Eklemlerde ürik asit birikmesi ailevi geçişli olan gut hastalığında görülür. Böbreklerde birikmesi ile de ürik asit taşları oluşur.
Böbrek taşlarının % 5-23 ü ( özellikle çoğunlukla erkeklerde olmak üzere) ürik asit taşlarıdır. Ürik asit taşlarında genetik faktörlerin de rol oynadığı öne sürülmektedir. Yüksek proteinli ( özellikle et ürünleri fazla ) diyet alanlarda ürik asit taşı oluşma olasılığı artmaktadır.
• 
Enfeksiyon taşları:
Tüm taşların yaklaşık % 20 sini oluştururlar. İdrardaki ürenin bakteriler tarafından bozulması ile asidikleşen idrarda oluşan amonyak ve magnezyumun kristalleşmesi enfeksiyon taşlarına neden olmaktadır. Üriner sistem enfeksiyonu geçirmeye daha yatkın olan kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır.
• 
Sistin Taşları:
Sistin sinir kas ve bazı dokuların yapı taşlarından olan aminiasitlerden biridir. Ender görülen ailevi bir hastalık olan sistinüri de böbrekler de sistin taşları oluşur. Tüm taşların % 1-2 sini oluşturmaktadır.

Kum denen şey; bir araya gelirse taş olacak küçük kristallerin geçişidir. Taş hastaları da, taşları hiç olmayan insanlar da, belli miktarlarda kristal dökerler. Kristallerin geçişi yoğun miktardaysa, bazen bir taş düşürme ağrısı kadar ağrı yapabilir.
Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliği, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması ve bazı böbrek hastalıkları, böbreklerde kum birikmesine neden olur. ..

 

Böbrek Taşı oluşumunu Etkileyen Faktörler (0)

Böbrek Taşı oluşumunu Etkileyen Faktörler;
 

Yetersiz sıvı alımı: Yeterli sıvı alınmazsa, özellikle de su içilmez ise idrar içerisinde taş oluşumuna yol açan minerallerin konsantrasyonu artar. Bu yüzden sıcak iklimde yaşayanlar veya sıcak ortamlarda çalışanların taş oluşturma riski artmaktadır.

Aile öyküsü ve kişisel öykü: Ailesinde taş öyküsü olanların taş oluşturma olasılığı yüksektir. Yine böbreğinde bir kez taş oluşan bir hastada bu durumun tekrarlama oranı yüksektir.
Geçmişte taş hastalığı olan hastalarda ikinci kez taş oluşma olasılığı bir yıl içerisinde %15, 5 yıl içinde %50-60, 10 yıl içerisinde % 80 dir.

Yaş cinsiyet ve ırk: Böbrek taşı hastalığı çoğunlukla 30-50 yaş aralığında görülür. Erkeklerde ve beyaz ırkta taş hastalığına daha sık rastlanır.

Bazı hastalıklar: Renal tübüler asidoz, gut ve sistinüri gibi nadir görülen hastalıklarda taş oluşturma riski artar.Bazı bağırsak rahatsızlıkları ve ameliyatları.

Diyet: Yüksek hayvansal protein ve düşük lif içeren dietlerde taş oluşturma riski artar. Ayrıca fazla miktarda tuz tüketimi ile taş oluşumunun ilişkili olduğu saptanmıştır.

Az hareket veya hareketsizlik: Yatalak olan hastalarda ve uzun süre az hareket eden hastalarda kemiklerde erime olabilir ve idrarda kalsiyum oranı yükselerek taş oluşma riski artar. 

 

Böbrek Taşından Korunma yöntemleri (0)

Böbrek Taşından Korunma yöntemleri;

Bol su için: Daha önce taş düşürmüş kişilere tekrar taş oluşumunun engellenmesi için bol su içmesi önerilir. Özellikle sıcak yaz günlerinde içilen su miktarının arttırılması gerekir.
İdrarda kristalizasyonun engellenebilmesi ve taş oluşumunun engellenebilmesi için en azından günde 8 bardak su içilmesi gerekir. Hastalar çıkardıkları idrarın renginden aldıkları sıvının yeterli olup olmadığını anlayabilirler. idrarın renginin açık olması suyun yeterli olduğunu, koyu olması ise yetersiz olduğunu gösterir.
Ayrıca bol su içilmesi idrar yolları enfeksiyonlarını da önleyici bir rol oynar.

Diyetinizde kalsiyum ve oksalat miktarlarını kısıtlayın: Daha önce taş düşürmüş bir kişinin idrar testlerinde kalsiyum oranı yüksek çıkıyorsa diyetindeki kalsiyum ve oksalatı kısıtlamalıdır. Kalsiyum içeren antasitleri kullanmamalı, kalsiyum içeren süt ve süt ürünlerini kısıtlamalıdır. ( son zamanlarda bu konu tartışmalı hale gelmiştir.) Ayrıca çay, kahve, çikulata, fıstık, ıspanak, pancar gibi oksalat içeriği yüksek gıdaları da kısıtlamakta fayda vardır.
Ancak diyetteki kalsiyumun azaltılması her hastada yararlı olmayabilir. İdrarında oksalat miktarı artmış kişilere kalsiyum tavsiye edilebilmektedir. Her hasta da koşulların değişik olacağı göz önüne alınmalı, diyet doktorunuz veya diyetisyen tarafından ayarlanmalıdır.

Et ve et ürünlerini azaltın: Bu sadece taş oluşmasını engellemekle kalmaz genel sağlığınız açısından da olumlu etki yapar. Hayvansal proteinlerin azaltılması vücuda kalsiyum girişini ve ürik asit atılımını azaltacaktır.

Tuz tüketimini azaltın: Tuz idrara çıkan kalsiyumu arttırır. Ayrıca hipertansiyon riskini de azaltmış olursunuz.

Böbrekleri Korumak İçin Neler Yapılmalı;

 

  • Özellikle bademcik, faranjit ve sinuzit vakalarından sonra ,  böbrelerde herhangi bir rahatsızlık olup olmadığını anlamak için sık sık idrar tahlili yaptırmak.Tahlil pozitif çıktığında uygun tahlillerle daha derin bir araştırma yapmak ve muhtemel nefropotileri daha başlangıçta hemen ve derinlemesine tedavi etmek.
  • Tansiyonu sık sık ölçtürmek ve küçük  tansiyonun yükseldiği farkedildiğinde hemen böbrek üzerindeki etkileri araştırmak.
  • Aşırıya kaçmayan, baharatlı, acılı tahriş edici besinlerin yer almadığı kontrollü ve sağlıklı bir beslenme rejimi uygulamak ( özellikle, hamilelik gibi idrar yolları hastalıklarını körükleyecek özel durumlarda)
  • Özellikle kış aylarında ıslak-soğuktan korunulmalıdır.Çünkü soğuk, böbrekleri etkileyecek ve nefropatilerin yerleşmesine yol açacak dolaşım rahatsızlıklarına sebep olur.
  • Özellikle böbrek koliğinde şikayetçi olunduğunda ve idrar sayımında kristallere rastlandığında, az minarelli kaynak sularıyla kür yapmak.
  • Taş oluşumunda beslenme alışkanlıklarının de rolü büyüktür. Beslenme düzenine dikkat ederek büyük ölçüde taş oluşumunu önlemek mümkün.

    Taş Oluşumunu Önlemek İçin Yapılması Gerekenler;

    • Başlıca su olmak kaydıyla bol miktarda (günde 2,5 litre) sıvı almak.
    • Kola, gazoz gibi asitli içecekleri mumkunse tüketmemek.
    • Çay, kahve tüketimini azaltmak.
    • Greyfurt suyu ve elma suyunun taş hastalığı riskini arttırabilir. Öte yandan saf limon suyu koruyucudur.
    • Süt ve süt ürünlerinin hiç tüketilmemesi taş oluşum riskini arttırır. Kalsiyumdan yoksun diyetler uygulanmamalıdır. Süt, yoğurt, peynir gibi besinler makul ölçülerde tüketilmelidir.
    • Bol lifli besinleri tercih edin.
    • Yüksek oksalat içeren pancar, soya, kara çay, çikolata, kakao, kuru incir, karabiber, fındık, maydanoz, haşhaştohumu, ıspanak, çilek, böğürtlen vs besinleri aşırı tüketmemek.
    • Taş hastalığı olanların bira ve diğer alkollü içecekler, sardalya, sakatat, kuru bakliyat, mantar, ıspanak, kuşkonmaz, karnıbahar ve et tüketimini kısıtlaması.
    • Tuz kullanımını azaltmak.
    • Bol bol hareket edip vücudu incitmeyecek şekilde egzersiz yapmak.
    • Stresten uzak bir hayat . 
  •  

    Böbrek Taşları Hakkında Genel Bilgi (0)

    Böbrek Taşları Hakkında Genel Bilgi ;
     

    İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları, kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir. Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilir. Büyükler ise böbreklerden mesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur.Göğsün yukarı ve ön kısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir. Terleme ve kusma da görülebilir. İdrarın rengi bulanık ve bazen kanlıdır.

    Böbrekler
    Böbrekler bel kemiğinin iki yanında, kaburgaların hemen altında yer alan, yumruk büyüklüğünde, fasulyeye benzeyen bir çift organdır. Başlıca işlevleri kanın fazla suyunu ve artık maddelerini süzmektir. Bu maddeler idrar şeklinde ureter denilen kanallarla böbrekten mesane (sidik torbası ) ye aktarılır ve buradan da uretra yolu ile dışarıya atılır.
    Böbrekler aynı zamanda 3 önemli hormonu da üretirler. Bunlar kemiklerde kırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçiren eritropoetin; kan basıncını düzenleyen renin ve sağlıklı kemikleşme için gerekli olan D vitamini.

    Böbrek Taşı Nedir:
    Henüz tamamen anlaşılamamış bazı sebeplerle normal idrarın içeriğinde bulunan özellikle ürik asit ve kalsiyum gibi maddeler kristalleşerek böbrek içinde taş olarak adlandırılan yapıları oluştururlar. Tıbbi adı Nefrolitiazis dir. Oluşan bu taşlar golf topu kadar büyük olabileceği gibi kum tanesi kadar küçükte olabilirler. Düzgün yuvarlak, sivri, asimetrik vs. çeşitli şekillerde olabilirler. Çoğu taş sarı-kahverengi renklerdedir. Ancak kimyasal bileşimine göre bronz rengi, altuni veya siyah renkli taşlar da olabilir.
    Bazı taşlar hiç belirti vermeden böbrekte kalabilirler. Bazıları ise ureterler, mesane ve uretra boyunca yer değiştirirler ve idrarla dışarı atılabilirler. Küçük olan taşlar herhangi bir belirti vermeden veya çok az bir rahatsızlıkla dışarı atılabilirken daha büyük olan taşlar çok şiddetli ağrılara sebep olabilirler.Bazende idrar geçişini önleyebilen tehlikeli tıkanıklıklar oluşturabilirler.

    Görülme Sıklığı:
    Oldukça sık görülen bir hastalıktır. Erkeklerin % 10-15 i, kadınların ise ortalama % 5 inde görülür.İlk olarak genellikle 20-30 yaşlarında ortaya çıkar. Özellikle erkeklerde bir kez taş oluşmuş erkeklerin 2/3 ünde ortalama 9 yıl içinde taş tekrarlamaktadır.

    Sebepleri:
    Böbrek taşını oluşturan sebepler kesin olarak bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar içilen suyun çok fazla sert ( kalsiyum sulfat içeriği fazla ) veya çok fazla yumuşak ( sodyum karbonat içeriği fazla ) olmasının etki edebileceğini söylemektedirler. Aşırı alkol tüketimi, gut hastalığı da aşırı taş oluşumuna sebep olabilir.Bazı araştırmacılar ise aşırı sıvı kaybına neden olan sıcak iklimlerde böbrek taşının daha sık rastlandığını, bir başka grup birtakım özel yiyeceklerin böbrek taşına neden olduğunu iddia etmektedir.

    Genel olarak, vejetaryenlerde taş oluşma riski düşüktür.  Araştırmalar, et yiyenler yanısıra, fazla miktarda meyve ve sebze yiyenlerde böbrek taşı olgularına daha seyrekte olsa rastlandığını ortaya    koymuştur.
    Kepek takviye ve beyaz ekmekten tam buğday ekmeğine geçiş gibi basit bir değişiklik, idrarda kalsiyum düzeylerinin azalmasına yol açmıştır.

    •  Supersaturasyon teorisi: ( aşırı doygunluğa bağlı kristalleşme teorisi.) En yaygın teoridir. Vücudun susuz kalmasına bağlı olarak idrar daki sıvı oranı ile çözünen katı maddeler arasında dengesizlik oluştuğuna inanılır. Bu çözünmüş artık maddeler ile aşırı yüklenen idrar bir noktada doygunluğa uğrar ve bu noktadan sonra artık maddeler yavaş yavaş birikerek kristalizasyona ve taş oluşumuna sebep olur. Bu nedenle taş oluşumunu engellemek için çok miktarda su içilmesi önerilir. 

    • İnhibitörler: Normal idrar kristalleşmeyi engelleyen inhibitörleri içermektedir. Bir teoriye göre bazı kişilerde bu inhibitörler yeterli görevi yapamamakta , kristalleşmeyi ve dolayısıyla taş oluşumunu engelleyememektedir.

     

    Böbrek İltihapları Hakkında Genel Bilgi (0)

    Böbrek İltihapları Hakkında Genel Bilgi;

     

    Böbrek iltihabı belirtileri nedenleri nelerdir böbrek iltihabı nasıl tedavi edilir tedavi yöntemleri nelerdir;
    Sindirim yolları ile vücuda giren ve oradan kana kârışan bulaşıcı hastalık mikropları, zehirlenmeler, prostat, hamilelik ve böbrek taşları gibi sebeplerle böbreklerin iltihaplandığı görülmektekdir.
    Böbreğin adi mikropları ya tüm böbreği kapsar veya yerel olarak kalır. Daha ciddi vakalarda böbrek çevresine de yayılabilir.
    Mikroplar Böbreğe Üç Yolla Gelebilir: 

    1 Kan Yolu: Çok defa bir boğaz iltihabında veya vücutta herhangi bir odakta kan yolu ile böbreğe gelen mikroplar böbrek iltihabına neden olur.
    2 İdrar Yolu: İdrarda iltihap varsa, idrar yollarına takılan sonda vs. gibi nedenlerle buradaki mikroplar böbreğe ulaşır.
    3 Böbrek: İdrar borusu ve mesane çevresindeki mikroplar direk yol ile böbreğe gelir.
    Böbrek İltihapları Oluşuma Göre İkiye Ayrılır.
    1 Acil Böbrek İltihapları
    2 Müzmin Böbrek İltihapları
    1) Acil Böbrek İltihapları: Bir veya iki böbrekte olur. Genellikle iki taraflıdır. Böbrek cerahat ile doludur. Belirtileri:
    Sık ve Ağrılı İdrar
    Üşüme ile ateş yükselmesi
    Yanlarda ağrı
    İdrarda mikrop ve akyuvar hücrelerinin görülmesi
    Tetkikler:
    1-İdrar ve kan muayeneleri yaplır
    2-Röntgen filmi ile taş olup olmadığına bakılır
    Tedavi:
    1-Yatak İstirahati
    2-Sıvı alımının artırılması
    3-İdrar Kültürü yapılarak mikrobun cinsi tespit edilir ve gerekli ilaçlar verilir.
    4-Tedavi tam yapılmazsa hastalık müzminleşir.
    2) Müzmin Böbrek İltihapları: Böbreğin uzun süren iltihaplarıdır. Böbrek harabiyeti , böbrek yetmezliği ve üreme sonuçu ölüme sebebiyet verdiğinden önemlidir.
    Belirtiler:
    Bazen belirti vermez yıllarca sürer
    Tansiyon yüksek olabilir
    İdrarda iltihap hücreleri bulunabilir.
    Hastalar Zayıftır, Kilo almaz çabuk yorulur. Kansızlık vardır
    Üre yüksek olur.
    Tedavi:
    Hastalığın tedavisi güçtür ve zaman alır, bu durum hastalığın seyrine ve devam süresine, böbreği bozma derecesine bağlıdır. Buna rağmen hastaların %10’u tedaviye cevap verir. Hastalık yavaş ve ilerleyicidir.
    Ultrason ve tomografi tetkikleri yapılabilir
    Tetkikler:
    Böbrek Filimleri, kan idrar tahlilleri yapılır.Ultrason ve tomografi tetkikleri yapılabilir. 

     

    Böbrek ve İdrar Yolu Fonksiyonu Bozukluk ve Hastalıkları (0)

    Böbrek ve İdrar Yolu Fonksiyonu Bozukluk ve Hastalıkları;

    Genel Bakış
    Boşaltım sistemi kanı temizlemekte ve vücuttan fazla su ve atıkları idrar şeklinde atmaktadır. İdrar yolları iki böbrek, iki üreter (her biri bir böbrekten çıkan ve idrarı böbreklerden mesaneye götüren idrar borucukları), mesane (idrar torbası) ve uretradan ibarettir. Kaslar mesaneden idrarın dışarı atılmasını kontrol etmeye yardımcı olur.
    Fasulye şeklinde bir çift organ olan böbrekler sırtın sağ ve sol yanında kaburga kafesinin altında yerleşmiştir. Vücutta iki böbrek olmasına rağmen biri zarar gördüğünde veya ameliyatla çıkartıldığında diğer sağlıklı böbrek ikisinin işlevini üstlenebilir. Böbreklere aorttan (ana atardamar) kan gelir. Böbrekler kanı süzer, vücut içinde kullanılmak üzere kimyasallar ve sıvıları dengeleyerek gerisin geri kalbe gönderir. Böbreklerde oluşan idrar, idrar yollarıyla vücuttan dışarı atılır.
    Böbrekler vücut içindeki sıvıların miktar ve kalitesini kontrol eder. Böbrekler ayrıca birçok organda hücre aktivitelerini yönlendiren hormonlar ve vitaminler sentezlemektedir. Örneğin renin hormonu kan basıncının kontrolünde yardımcı olmaktadır. Böbrekler uygun biçimde çalışmadığında atık ürünler ve sıvı birikerek tehlikeli düzeylere gelebilir, yaşamı tehdit edici bir durum yaratabilir. Böbreklerin kontrol altında tutulmasına yardımcı olduğu önemli maddeler arasında sodyum, potasyum, klorür, bikarbonat (HCO3-), pH, kalsiyum, fosfat ve magnezyum sayılabilir.
    Böbrekleri etkileyen hastalıklar ve bozukluklar
    Kronik böbrek yetmezliğinin en sık görülen nedenleri diyabet ve hipertansiyondur. Diyabet veya hipertansiyonunuz varsa böbrek hastalığı geliştirme riskiniz daha çok artmıştır (Daha fazla bilgi için  İlgili Sayfalar,  Başka bir internet sitesinde bölümlerine bkz). Diyabet, hipertansiyon ve ateroskleroz gibi böbrekleri olumsuz etkileyen her hastalık böbreklerin kanı süzme ve vücut içi sıvıları düzenleme yetisini bozabilmektedir. Vücudun başka kısımlarındaki hastalık ve enfeksiyon da bir böbrek bozukluğunu tetikleyebilmektedir. Böbrek bozukluğu yaşamı tehdit edici olabildiğinden böbrekleri olumsuz etkileyebilen bozukluklar ve hastalıklar acil ilgiyi hak etmektedir. Böbrek hastalığı genellikle hastalığın ileri dönemlerine kadar hiçbir belirti vermeyebilir ve bir diyaliz makinesi kullanılmadığı veya böbrek nakli yapılmadığı takdirde ölümcül olan son dönem böbrek yetmezliğine yol açabilir. Yüzden fazla bozukluk, hastalık ve anormallik böbreklerin ilerleyici hasarına yol açabilmektedir. Daha sık görülen sorunların bir bölümü burada tanımlanmaktadır. Gözardı edilmemesi gereken  uyarı belirtileri de listelenmektedir.
    Tıkanma
    İdrar yolu bloke edilebilir veya tıkanabilir (örn: böbrek taşı, tümör, gebelik sırasında genişleyen rahim veya büyümüş prostat bezi). İdrar birikimi böbrek enfeksiyonu ve yaralanmasına yol açabilir. Böbrek  taşıyla tıkanma sıklıkla ağrılıdır.  Başka tip tıkanmalar herhangi bir belirti vermeyebilir. Kan veya idrar test sonucu anormal olduğu takdirde veya röntgen veya ultrason gibi bir görüntüleme yöntemiyle tıkanma saptanır.
    Enfeksiyon
    Sistit (mesane enfeksiyonu) gibi bir idrar yolu enfeksiyonu idrar yollarının yukarı bölümünde daha ciddi enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Hastalık belirtileri ateş, sık idrara çıkma, ani ve acil idrar yapma isteği, idrar yapma sırasında ağrı veya yanma hissini içerir.  Sıklıkla karnın alt bölümü veya sırtta bası veya ağrı mevcuttur. Bazen idrar keskin, kötü kokulu veya kanlıdır. Piyelonefrit böbrek dokusunun enfeksiyonu olup çoğu kez böbreklere yayılmış sistit sonucu oluşmaktadır. İdrar yollarındaki bir tıkanıklık böbrek enfeksiyonu ihtimalini yükseltebilir. Vücudun başka yerlerindeki enfeksiyonlar örneğin streptokok enfeksiyonları, deri enfeksiyonu-impetigo veya bir bakteriyel kalp enfeksiyonu kan dolaşımı yoluyla böbreklere taşınıp burada sorunlara neden olabilmektedir.
    Glomerüler hastalıklar
    Glomerüler hastalıklar böbreklerin kanı süzen birimlerini etkileyen hastalıklardır. Diyabet ve hipertansiyon glomerüler hastalığa yol açabilmektedir. Bu tip hastalık başka bir nedene göre daha fazla sayıda kronik böbrek yetmezliği olgusuna neden olmaktadır. Kan glomerüller denilen mikroskopik kan damarları yumakları arasından sürekli süzülmektedir. Her bir glomerüle süzülerek dışarı atılan atıkları toplayan ince bir borucuk (tübül) eklenmiştir. Süzme yapan bu birime (glomerül ve tübül) nefron denmektedir.
    Sıklıkla, glomerüler hastalık bağışıklık sisteminin anormal reaksiyonuyla tetiklenir.  Bu durumda vücudun enfeksiyon savaşçıları yanlışlıkla böbrek dokularına saldırmaktadır. Bazen nedeni sistemik lupus eritematozus veya Goodpasture sendromu gibi otoimmün hastalıklar olmaktadır. Kalıtsal bir bozukluk sonucu da glomerüle saldırı oluşabilmektedir. Vücudun başka bir yerinde, boğaz veya deride bir streptokok enfeksiyonu, deri enfeksiyonu- impetigo veya kalp içi enfeksiyon gibi bir bakteriyel enfeksiyondan sonra da glomerüllere saldırı oluşabilmektedir. Ayrıca HIV virüsü gibi AIDS`e yol açan virüslerde glomerül hastalığını tetikleyebilmektedir.
    Glomerülonefrit olarak sınıflandırılan hastalıklar ve rahatsızlıklarda (nefrit veya nefritik sendrom olarak da adlandırılan) glomerüller iltihaplanmaktadır. Kanı süzme yetisi bozuldukça idrar miktarı azalmakta, kanda su ve atık ürünler birikmekte, idrarda kan görünmektedir.  Kan hücreleri parçalandığından idrar sıklıkla kırmızı değil aksine kahverengindedir. Belli bazı dokular aşırı suyla şişer (ödem denilen bir bozukluk). Sonuçlar değişebilmektedir: Rahatsızlık birkaç haftada geçebildiği gibi kalıcı olarak böbrek fonksiyonunu azaltabilir veya son dönem böbrek yetmezliğine ilerleyebilir.
    Nefrotik sendromda  glomerüllerle tübüller arasındaki zar zedelendiği için kan idrara protein kaybetmektedir. Bu hasar glomerüllerin normalden daha büyük molekülleri (örn: albumin) süzmesine olanak tanır. Önemli bir protein olan albuminin kan düzeyi azaldıkça vücudun bazı bölümleri sıvı birikmesine bağlı şişer (sıklıkla gözlerin çevresi, karın içi ve bacaklarda). Başka hastalıklar ve rahatsızlıklar da bu sendroma  ve komplikasyonlara yol açabilmekte, kan pıhtıları oluşabilmekte ve kolesterol düzeyleri yükselebilmektedir. Çocuklarda nefrotik sendrom genellikle tedaviye iyi yanıt vermekte, kalıcı böbrek hasarıyla sonuçlanmamaktadır.
    Diğer faktörler
    Çok fazla kan kaybı  veya kan akımında azalmaya neden olan herhangi bir durum böbreklerin doğru biçimde çalışmasını engelleyebilmektedir.  Vücudun çok fazla susuz kalması (ağır dehidratasyon), bazı aort ve kalp cerrahileri, şiddetli kan veya kalp enfeksiyonu ve ciddi kalp yetmezliği ansızın böbrek sorunlarına yol açabilen durumlara örnektir. Oluşan hasar genellikle geridönüşlü olmasına rağmen şok ve ağır enfeksiyonda kalıcı hasar oluşabilmektedir. Bazı ilaçlar ve tanısal amaçla kullanılan maddeler toksik etkilere sahip olabilmektedir. Bazı olgularda steroid yapısında olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID`ler, ibuprofen ve reçeteye tabi çeşitli ilaçlar), kontrast maddeler, ACE inhibitörleri ve belli bazı antibiyotikler böbreklere zarar verebilmektedir. Sonuç olarak akut böbrek yetmezliği oluşabilmektedir ve bu durumun ölümle sonlanmasını engellemek için acil tıbbi müdahele gerekir.
    Boşaltım sistemini ilgilendiren kanserler vücudun diğer kanserleri kadar sık görülmemektedir. Böbrek  kanserleri başlıca iki tiptir.  Bir tipi küçük çocuklarda karında sert bir şişlik olarak saptanan Wilms tümörüdür. Diğer tipi orta yaşlı  veya yaşlı erişkinlerde oluşan, idrarda kan oluşumuna neden olabilmekle birlikte sıklıkla vücudun diğer kısımlarına yayılmadıkça farkına varılamayan renal hücreli karsinomdur. Mesane kanserleri daha sık görülmekte olup ağrısız, kanlı idrar şeklinde belirti vermektedirler. Birçok olguda idrar tahlili yapıldığı takdirde kan saptanmaktadır. Erken tanı konduğu takdirde mesane kanseri kontrol altına alınabildiğinden erişkinlerde kanlı idrar (kadının adet dönemi dışında) doktor tarafından kontrol edilmelidir.

     

    Listeye Bak

    Ürünler

    STOKİD

    Fiyatı: 0.00TL
    Adet:
    Önceki1Sonraki 1 .SAYFATOPLAM 1 SAYFA

    Giriş

    Sepet

    Sepet Boş

    Yasal Duyuru

    Sitemizde bulunan ürünler reçeteye tabi ilaçlar olmayıp adı geçen hastalıkların tedavisinde doğal destek amaçlı ve gıda takviyesi olarak kullanılması önerilir.
    Ürünlerimiz hiçbir hastalığın teşhisinde,tedavisinde ve sağaltımında kullanılamaz.
    Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle aile hekiminize ya da eczacınıza danışınız.
    Ürünler ile ilgili ayrıntılı bilgi ve diğer sorularınız için lütfen iletişim formu ya da telefonlarımızdan bize ulaşınız.

    Kargo Seçenekleri

    Yeni Ürünler

    VENTURA-NAX

    VENTURA-NAX

    Fiyatı: 0.00TL
    RUTİCA

    RUTİCA

    Fiyatı: 0.00TL
    FORSTAD

    FORSTAD

    Fiyatı: 0.00TL