Kategoriler

Garanti Duyurusu

Ürünlerimiz Müşteri Memnuniyet Garantilidir. ..

Atasagun Markalı Ürünlerimize O Kadar çok Güveniyoruzki Hiç fayda Görmedim Diyene Ücreti İade Ediyoruz.


 

Böbrek ve İdrar Yolu Fonksiyonu Bozukluk ve Hastalıkları

Listeye Bak

Böbrek ve İdrar Yolu Fonksiyonu Bozukluk ve Hastalıkları;

Genel Bakış
Boşaltım sistemi kanı temizlemekte ve vücuttan fazla su ve atıkları idrar şeklinde atmaktadır. İdrar yolları iki böbrek, iki üreter (her biri bir böbrekten çıkan ve idrarı böbreklerden mesaneye götüren idrar borucukları), mesane (idrar torbası) ve uretradan ibarettir. Kaslar mesaneden idrarın dışarı atılmasını kontrol etmeye yardımcı olur.
Fasulye şeklinde bir çift organ olan böbrekler sırtın sağ ve sol yanında kaburga kafesinin altında yerleşmiştir. Vücutta iki böbrek olmasına rağmen biri zarar gördüğünde veya ameliyatla çıkartıldığında diğer sağlıklı böbrek ikisinin işlevini üstlenebilir. Böbreklere aorttan (ana atardamar) kan gelir. Böbrekler kanı süzer, vücut içinde kullanılmak üzere kimyasallar ve sıvıları dengeleyerek gerisin geri kalbe gönderir. Böbreklerde oluşan idrar, idrar yollarıyla vücuttan dışarı atılır.
Böbrekler vücut içindeki sıvıların miktar ve kalitesini kontrol eder. Böbrekler ayrıca birçok organda hücre aktivitelerini yönlendiren hormonlar ve vitaminler sentezlemektedir. Örneğin renin hormonu kan basıncının kontrolünde yardımcı olmaktadır. Böbrekler uygun biçimde çalışmadığında atık ürünler ve sıvı birikerek tehlikeli düzeylere gelebilir, yaşamı tehdit edici bir durum yaratabilir. Böbreklerin kontrol altında tutulmasına yardımcı olduğu önemli maddeler arasında sodyum, potasyum, klorür, bikarbonat (HCO3-), pH, kalsiyum, fosfat ve magnezyum sayılabilir.
Böbrekleri etkileyen hastalıklar ve bozukluklar
Kronik böbrek yetmezliğinin en sık görülen nedenleri diyabet ve hipertansiyondur. Diyabet veya hipertansiyonunuz varsa böbrek hastalığı geliştirme riskiniz daha çok artmıştır (Daha fazla bilgi için  İlgili Sayfalar,  Başka bir internet sitesinde bölümlerine bkz). Diyabet, hipertansiyon ve ateroskleroz gibi böbrekleri olumsuz etkileyen her hastalık böbreklerin kanı süzme ve vücut içi sıvıları düzenleme yetisini bozabilmektedir. Vücudun başka kısımlarındaki hastalık ve enfeksiyon da bir böbrek bozukluğunu tetikleyebilmektedir. Böbrek bozukluğu yaşamı tehdit edici olabildiğinden böbrekleri olumsuz etkileyebilen bozukluklar ve hastalıklar acil ilgiyi hak etmektedir. Böbrek hastalığı genellikle hastalığın ileri dönemlerine kadar hiçbir belirti vermeyebilir ve bir diyaliz makinesi kullanılmadığı veya böbrek nakli yapılmadığı takdirde ölümcül olan son dönem böbrek yetmezliğine yol açabilir. Yüzden fazla bozukluk, hastalık ve anormallik böbreklerin ilerleyici hasarına yol açabilmektedir. Daha sık görülen sorunların bir bölümü burada tanımlanmaktadır. Gözardı edilmemesi gereken  uyarı belirtileri de listelenmektedir.
Tıkanma
İdrar yolu bloke edilebilir veya tıkanabilir (örn: böbrek taşı, tümör, gebelik sırasında genişleyen rahim veya büyümüş prostat bezi). İdrar birikimi böbrek enfeksiyonu ve yaralanmasına yol açabilir. Böbrek  taşıyla tıkanma sıklıkla ağrılıdır.  Başka tip tıkanmalar herhangi bir belirti vermeyebilir. Kan veya idrar test sonucu anormal olduğu takdirde veya röntgen veya ultrason gibi bir görüntüleme yöntemiyle tıkanma saptanır.
Enfeksiyon
Sistit (mesane enfeksiyonu) gibi bir idrar yolu enfeksiyonu idrar yollarının yukarı bölümünde daha ciddi enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Hastalık belirtileri ateş, sık idrara çıkma, ani ve acil idrar yapma isteği, idrar yapma sırasında ağrı veya yanma hissini içerir.  Sıklıkla karnın alt bölümü veya sırtta bası veya ağrı mevcuttur. Bazen idrar keskin, kötü kokulu veya kanlıdır. Piyelonefrit böbrek dokusunun enfeksiyonu olup çoğu kez böbreklere yayılmış sistit sonucu oluşmaktadır. İdrar yollarındaki bir tıkanıklık böbrek enfeksiyonu ihtimalini yükseltebilir. Vücudun başka yerlerindeki enfeksiyonlar örneğin streptokok enfeksiyonları, deri enfeksiyonu-impetigo veya bir bakteriyel kalp enfeksiyonu kan dolaşımı yoluyla böbreklere taşınıp burada sorunlara neden olabilmektedir.
Glomerüler hastalıklar
Glomerüler hastalıklar böbreklerin kanı süzen birimlerini etkileyen hastalıklardır. Diyabet ve hipertansiyon glomerüler hastalığa yol açabilmektedir. Bu tip hastalık başka bir nedene göre daha fazla sayıda kronik böbrek yetmezliği olgusuna neden olmaktadır. Kan glomerüller denilen mikroskopik kan damarları yumakları arasından sürekli süzülmektedir. Her bir glomerüle süzülerek dışarı atılan atıkları toplayan ince bir borucuk (tübül) eklenmiştir. Süzme yapan bu birime (glomerül ve tübül) nefron denmektedir.
Sıklıkla, glomerüler hastalık bağışıklık sisteminin anormal reaksiyonuyla tetiklenir.  Bu durumda vücudun enfeksiyon savaşçıları yanlışlıkla böbrek dokularına saldırmaktadır. Bazen nedeni sistemik lupus eritematozus veya Goodpasture sendromu gibi otoimmün hastalıklar olmaktadır. Kalıtsal bir bozukluk sonucu da glomerüle saldırı oluşabilmektedir. Vücudun başka bir yerinde, boğaz veya deride bir streptokok enfeksiyonu, deri enfeksiyonu- impetigo veya kalp içi enfeksiyon gibi bir bakteriyel enfeksiyondan sonra da glomerüllere saldırı oluşabilmektedir. Ayrıca HIV virüsü gibi AIDS`e yol açan virüslerde glomerül hastalığını tetikleyebilmektedir.
Glomerülonefrit olarak sınıflandırılan hastalıklar ve rahatsızlıklarda (nefrit veya nefritik sendrom olarak da adlandırılan) glomerüller iltihaplanmaktadır. Kanı süzme yetisi bozuldukça idrar miktarı azalmakta, kanda su ve atık ürünler birikmekte, idrarda kan görünmektedir.  Kan hücreleri parçalandığından idrar sıklıkla kırmızı değil aksine kahverengindedir. Belli bazı dokular aşırı suyla şişer (ödem denilen bir bozukluk). Sonuçlar değişebilmektedir: Rahatsızlık birkaç haftada geçebildiği gibi kalıcı olarak böbrek fonksiyonunu azaltabilir veya son dönem böbrek yetmezliğine ilerleyebilir.
Nefrotik sendromda  glomerüllerle tübüller arasındaki zar zedelendiği için kan idrara protein kaybetmektedir. Bu hasar glomerüllerin normalden daha büyük molekülleri (örn: albumin) süzmesine olanak tanır. Önemli bir protein olan albuminin kan düzeyi azaldıkça vücudun bazı bölümleri sıvı birikmesine bağlı şişer (sıklıkla gözlerin çevresi, karın içi ve bacaklarda). Başka hastalıklar ve rahatsızlıklar da bu sendroma  ve komplikasyonlara yol açabilmekte, kan pıhtıları oluşabilmekte ve kolesterol düzeyleri yükselebilmektedir. Çocuklarda nefrotik sendrom genellikle tedaviye iyi yanıt vermekte, kalıcı böbrek hasarıyla sonuçlanmamaktadır.
Diğer faktörler
Çok fazla kan kaybı  veya kan akımında azalmaya neden olan herhangi bir durum böbreklerin doğru biçimde çalışmasını engelleyebilmektedir.  Vücudun çok fazla susuz kalması (ağır dehidratasyon), bazı aort ve kalp cerrahileri, şiddetli kan veya kalp enfeksiyonu ve ciddi kalp yetmezliği ansızın böbrek sorunlarına yol açabilen durumlara örnektir. Oluşan hasar genellikle geridönüşlü olmasına rağmen şok ve ağır enfeksiyonda kalıcı hasar oluşabilmektedir. Bazı ilaçlar ve tanısal amaçla kullanılan maddeler toksik etkilere sahip olabilmektedir. Bazı olgularda steroid yapısında olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID`ler, ibuprofen ve reçeteye tabi çeşitli ilaçlar), kontrast maddeler, ACE inhibitörleri ve belli bazı antibiyotikler böbreklere zarar verebilmektedir. Sonuç olarak akut böbrek yetmezliği oluşabilmektedir ve bu durumun ölümle sonlanmasını engellemek için acil tıbbi müdahele gerekir.
Boşaltım sistemini ilgilendiren kanserler vücudun diğer kanserleri kadar sık görülmemektedir. Böbrek  kanserleri başlıca iki tiptir.  Bir tipi küçük çocuklarda karında sert bir şişlik olarak saptanan Wilms tümörüdür. Diğer tipi orta yaşlı  veya yaşlı erişkinlerde oluşan, idrarda kan oluşumuna neden olabilmekle birlikte sıklıkla vücudun diğer kısımlarına yayılmadıkça farkına varılamayan renal hücreli karsinomdur. Mesane kanserleri daha sık görülmekte olup ağrısız, kanlı idrar şeklinde belirti vermektedirler. Birçok olguda idrar tahlili yapıldığı takdirde kan saptanmaktadır. Erken tanı konduğu takdirde mesane kanseri kontrol altına alınabildiğinden erişkinlerde kanlı idrar (kadının adet dönemi dışında) doktor tarafından kontrol edilmelidir.

 

Giriş

Sepet

Sepet Boş

Yasal Duyuru

Sitemizde bulunan ürünler reçeteye tabi ilaçlar olmayıp adı geçen hastalıkların tedavisinde doğal destek amaçlı ve gıda takviyesi olarak kullanılması önerilir.
Ürünlerimiz hiçbir hastalığın teşhisinde,tedavisinde ve sağaltımında kullanılamaz.
Ürünlerin kullanımı ve sağlık sorunlarınız için öncelikle aile hekiminize ya da eczacınıza danışınız.
Ürünler ile ilgili ayrıntılı bilgi ve diğer sorularınız için lütfen iletişim formu ya da telefonlarımızdan bize ulaşınız.

Kargo Seçenekleri