Kategoriler

Sepet

Sepet Boş

Giriş

İnsülin ve İnsülin Direnci Nedir Ne değildir

Listeye Bak
İnsülin
İnsülin direnci genetik ve metobolik düzensizliklere bağlı olup şeker hastalığına, aşırı şişmanlığa yol açmaktadır. Her kişinin yeterli insülin üretmesine rağmen insülin direncinin yüksek olan kişilerde insülin görevinin tam olarak yapamadığından gün içinde şeker oranı diyabetik belirtiler gösterebildiği gibi daha aşağı seviyerlerde de olabiliyor.
Şeker hastalığı, obezite ve metabolik sendrom gibi pek şikayete yol açan insülin direncine karşı bilinçli ve dikkatli olmak gerekiyor.
Günümüz elektronik çağı ve bizler bu çağın gereklerini sonuna kadar kullanmaktayız. İlk çağlardan günümüze besine ulaşmamız her geçen yüzyıl daha kolaylaşmış ve buna ters orantılı olarak ulaşılan besinlerin kalori değerleri de her geçen yüzyıl artmıştır. Teknolojideki bu ilerleme çalışma şekillerinin daha çok ofis ortamında bilgisayar odaklı olmasına neden olmuştur. Ofis ortamının ataleti ve kalori alımındaki fast food gerçeği biz çalışanları bir anda obezitenin ortasına atmıştır. Bol kalorili besinleri hızla tüketme zorunluluğu, hareket azlığı ile birleşince bel çevresi yağlanmasını kaçınılmaz hale getirmiş; bu da insülin direnci sendromunun başlamasına neden olmuştur.
Peki nedir bu sendrom?
İnsülin, pankreastan salgılanan şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormondur. İnsülin bu düzenlemeyi yaparken “insülin reseptörü” adı verilen bir yapıya bağlanır ve aktive olur. Bu reseptör çeşitli nedenlerle insülinin bağlanmasına izin vermez ise; insülin kanda yeterli miktarda olduğu halde görev yapmıyormuş izlenimi verir.
İnsülinin vücutta çok önemli etkileri vardır.
Bunlar;
1. Şekeri hücre içine sokarak yakılmasını sağlamak
2. Karaciğerde şeker üretimini engellemek
3. Kas ve yağ dokusunda şeker depolanmasını sağlamak
Bu görevlerin hepsi dikkat edilirse, kan şekerini düşük tutmak amaçlı etkiler olduğu görülür. İnsülin, reseptöre bağlanmada problem yaşar ise; yukarıdaki etkilerin hiçbiri gerçekleşmediğinden şekeri sınırda tutabilmek için insülin gittikçe artma eğilimi gösterir. Bu durumda şeker normal gittiği halde kan insülin seviyeleri gittikçe artar. Ta ki insülin pankreas üzerindeki hücrelerde hasar verinceye kadar. Pankreasın zarar görmesi sonucunda şeker kanda yavaş yavaş yükselmeye başlar ve sonunda şeker ciddi boyutlara ulaşır. Bu durumda da şeker hastalığı oluşur
Kilo almaya neden olabilir
İnsülinin yüksek seyretmesi 2 farklı olaya daha neden olur. Bunlardan birincisi; insülin iştah arttırıcı bir hormondur. Yedikçe insanın daha çok yiyesi gelir. İkincisi de; insülin yağ depolanmasına yardımcı olur. Bu iki özellikte kilo almayı artırıcı ve vermeyi zorlaştırıcı etkenlerdir. Bu nedenle insülin direnci kırılmadan kilo vermek mümkün olamamaktadır.
 
Metabolik sendroma zemin hazırlar
İnsülin direnci, ilerlemiş durumda diyabet hastalığına sebep olmasının yanı sıra; kalp hastalığı açısından da çok büyük bir risk oluşturmaktadır. Bilim adamları son yıllarda bu hastalıkları beraber bulunduran bir fenomeni tanımlamışlardır. Bu hastalığa “metabolik sendrom” denmektedir.
Metabolik sendrom içeriğinde; insülin direnci, kan insülin yüksekliği, şişmanlık, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve koroner damarlarda tıkanıklık gibi çok ciddi problemler birlikte bulunmaktadırlar. Dünyada birçok merkez metabolik sendrom ve oluşturduğu etkiler üzerine birçok çalışma yapmaya başlamıştır. Önümüzdeki 10-20 yıl bu konudaki araştırma sonuçları yayınlandıkça hastalığın ne denli önemli olduğu bir kez daha gün yüzüne çıkacaktır. Ülkemizde de bu konu ile ilgili “Metsar” adı altında bir çalışma sonuçlanmıştır. Bu çalışmada 4 bin kişinin üstünde bir grup üzerinde araştırma yapılmış ve ülkemizde metabolik sendrom oranı yüzde 33 olarak saptanmıştır. Bu çalışmalarda asıl önemli olan nokta metabolik sendrom hastalığı olanların birçoğunun hastalığının farkında olmamasıdır.
Bu çalışmadaki ilginç verilerden bazıları ise şöyle;
1. Türk toplumu yüzde 31.3 oranında sigara kullanmaktadır
2. Toplumdaki 20 yaş üstü kişilerin yüzde 27.6 kadarının şekeri yüksek fakat maalesef bu kişiler bunun farkında değil. Bu kişiler diyabet riski altındalar ve bunların insülin direnci tedavisi almaları gereklidir.
3. Türk kadınlarının yüzde 54.8 kadarı şişman ve bu nedenle kalp krizi ve diyabet açısından risk altındadırlar.
Bu sonuçlar bize hastalığın ne derece önemli ve ilerleyici bir hastalık olduğunu göstermektedir. Ülkemizde insülin direnci ve buna bağlı olarak; şişmanlık, şeker hastalığı ve kalp krizleri gün geçtikçe artacaktır. Bize düşen görev iş işten geçmeden kontrollerimizi yaptırıp önlemleri önceden almaktır.
İnsülin Direncinizi Test Edin
1. Haftada 5 den fazla abur cubur diye adlandırılan; çerez, cips, pop corn besinleri tüketiyor musunuz?
EVET HAYIR
2. Tansiyonunuz 140-90 üzerine çıkıyor mu?
EVET HAYIR
3.Düzenli spor veya egzersize rağmen kilo vermenizde problem oluyor mu?
EVET HAYIR
4.Bel kalınlığınız fazla mı ( bel çevresinde yağ birikimi var mı) ?
EVET HAYIR
5.Aileniz içinde; şeker hastası, kalp hastası, tansiyon yüksekliği, polikistik over hastası ve şişman var mı?
EVET HAYIR
6. Yemek sonra konsantrasyon güçlüğü, dengesizlik ve baş ağrısı oluyor mu?
EVET HAYIR
7. Kolesterol yüksekliği var mı?
EVET HAYIR
8.Ani olarak şeker ve hamur işi yeme ihtiyacınız oluyor mu?
EVET HAYIR
9.Kilo ve boyunuza bakılırsa kendinizde 4 kg ve üstü fazla kilo hissediyor musunuz?
EVET HAYIR
10.Her yemekten sonra yorgunluk ve uyku hali hissediyor musunuz?
EVET HAYIR
11.Haftada 3 defadan fazla; pilav, makarna ve patates tarzı besinler tüketiyor musunuz?
EVET HAYIR
12.Açlık kan şekeri yüksek tespit edildi mi?
EVET HAYIR
13.Haftada 2’den az mı egzersiz yaparsınız?
EVET HAYIR
14.Günün her saati kendimizi canlı neşeli enerjik hisseder miyiz?
EVET HAYIR
TEST SONUÇLARI
Yukarıdaki sorulara verilen EVET yanıtlarının sayısına göre insülin direnciniz konusunda fikir beyan edebiliriz.
0-2 İnsülin direnci YOK
3-5 İnsülin direnci olasılığı az ancak dikkatli olunmalı
6-9 İnsülin direnci var ciddi takip gerekli tedavi için vakit kaybetmeyin

10-14 Durum çok ciddi çok acil bir merkeze başvurunuz.