Kategoriler

Sepet

Sepet Boş

Giriş

İnsülin Direnci ile Kilo iİişkisi

Listeye Bak
İNSULİN DİRENCİ VE KİLO
 

 İnsülin hormonu,   midenin altında  bulunan pankreas bezindeki beta   hücrelerinden salgılanır.   Pankreas bezinden insülin salgılanması kan  şekeri seviyesine  göre  ayarlanır. Kanda  şeker artınca ilk 1-2 dakika içinde  pankreastan insülin salgısı hızlı olur ve buna  ‘’ilk faz insülin salgısı’’ denir. Bu  salgı 3-7 dakika sürer. Daha sonra ikinci faz   denen salgı oluşur ki, bu yavaş bir salgılanmadır  ve devamlıdır.

 Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi  yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra  gıdalar bağırsaklarda parçalanır ve  ufak şeker  parçalarına dönüşür ve bağırsaktan emilerek  kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır.  Enerji sağlanması için kan şekerinin,  kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular başta olmak üzere hepsine  girmesi gerekir.   Kandaki şekerin  hücrelere  girmesi  pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu  sayesinde  olur.   Bir bakıma insülin enerjinin depolanmasını sağlayan bir hormondur. İnsülin hormonu yoksa veya olduğu halde etki gösteremiyorsa şeker hücreye giremediğinden kanda birikir ve şeker hastalığı ortaya çıkar. 

Kan şekerinin ayarlanmasında insülin çok önemli olmasına rağmen diğer  hormonların  (glukagon, adrenalin gibi) da kısmi etkileri vardır. Obezite yani   kilo almaya  neden olan hormonlardan birisi kanda  insülin hormonunun yemek sonrası yüksek olmasıdır.  Yüksek glisemik indekse sahip yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların devamlı fazla yenmesi kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun   kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya  neden olur. 
Kandaki aşırı insülin kilo almanızın en önemli nedenidir. Bu nedenle kanda insülin düzeyini normal sınırlarda tutmak kilo vermenizi sağlamaktadır. Kanda  yüksek olan insülin önceleri kan şekerini hücrelere sokar, fakat daha sonra bu görevini yapamaz hale gelir.İşte insülin hormonunun  yeterince etkili olamamasına İNSÜLİN DİRENCİ  (Rezistansı) adı verilir.   İnsülin direnci’ni kan damarıyla hücre arasında bulunan bir duvar olarak düşünebilirsiniz.  Bu duvar (insülin direnci) kandaki glukozun kas ve yağ hücresine girmesini önler. Duvar yükseldikçe (insülin direnci arttıkça) kan şekerinin hücreye girmesi için daha fazla insülin salgılanması gerekir. Pankreastan salgılanan insülin hormonu salgısı, belirli bir süre sonra  pankreas bezinin çok çalışmaktan dolayı yorulması nedeniyle azalır ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Bu süreçte önce reaktif hipoglisemi (acıkma atakları), gizli şeker ve sonra aşikar şeker  hastalığı ortaya çıkar. 

İnsülin direncinin etkili olduğu yerler kaslar ve karaciğerdir.  Kandaki şeker kaslar ve karaciğer tarafından çok miktarda alınır. Eğer direnç varsa yani insülin yeterince etkili değilse yemek sonrası kanda artan şeker kas ve karaciğere giremediği için kanda  birikmeye başlar ve kan şekeri yükselir.  İnsülin hormonu yağ dokusundan yağların çözülmesini engelleyen bir hormondur. İnsülin etkisi azalınca yağ dokusundan yağlar çözülmeye başlar ve kanda yağ asitleri veya yağlar artmaya başlar. Karaciğerde oluşan şeker üretimi sağlıklı kişilerde insülin hormonu tarafından baskılanır. Şeker hastalarında ise insülin etkisi olmadığından karaciğerden de aşırı miktarda şeker üretilir ve kan şekeri yükselir. Açlık kan şekeri 100 mg/dl ‘yi geçtiği andan itibaren karaciğerde  şeker üretimi artmış demektir.   İnsülin direnci kilolu kişilerde daha fazladır ve o yüzden kilo arttıkça bu direnç artar ve şeker hastalığı görülme olasılığı artar.  Özellikle yağın karında iç organlar etrafında birikmesi şeker hastalığı riskini iyice artırır. Yağ dokusundan  çözünen  yağ asitlerinin kanda çok artması hem insülinin çalışmasını bozar hem de bu yağların depolanmaması gereken pankreas gibi dokularda depolanması da şeker hastalığı gelişimine  katkıda bulunur.Yağ dokusundan salgılanan  leptin, adiponektin, TNF-alfa gibi hormonların fazla veya azlığı da şeker hastalığı gelişimine katkıda bulunur. İnsülin Yüksekliğinin  Belirtileri: Yüksek insülin düzeyleri sizde şu sıkıntılara  ve şikayetlere neden olur:

            a) Sık acıkma ve  şekerli gıdalar yemeye neden olur
            b) Sabah yorgun kalkarsınız ve kendinizi gün boyu yorgun
            hissedersiniz. Özellikle öğleden sonraları bitkin olursunuz.
            c) Daha sabırsız ve  öfkeli olursunuz
            d) Enerjiniz azalır, halsiz, bitkin ve yürüyecek haliniz kalmaz
            e) Yemeklerden sonra uyku basar ve gün içinde uyuklamalar olur
            f) Konsantre olamazsınız, beyin faaliyetleriniz zayıflar,
            sersemlemiş vaziyette gezersiniz.
            g) Horlama ve uyku bozuklukları sıktır
            İnsülin yüksekliğinin belenmeyle ilgili iki önemli nedeni şunlardır:
            1)Bir öğünde aşırı karbonhidrat yemek
            2)Bir öğünde aşırı kalori almaktır.
            Karbonhidratların fazla alınması insülin salgılanmasını artırdığı gibi  kalorinin fazla alınması da yağ oluşmasına neden olacak  şekilde insülin yüksekliği oluşturur.